Ne kadar bunaltici bir gun. Yagmuru severim ama bugun o da keyif vermiyor. Cocuklar bunaliyor sikintidan. Ben kendim o kadar bunalmisim ki onlari sikintidan kurtaracak birsey gelmiyor aklima. Cocuklari alip disari ciksam, buyugu istemeyecek, kucugun yemek saati... Zaten gidilen yerde rahat durmadiklari icin her seferinde bir daha evden cikmayacagima dair soz veriyorum kendime.
Camdan bakinca tek bir canlilik isareti gorememek ne kotu. Keske caddeye baksaydi pencerem. Gerci burada insanlarin yurudugu bir cadde yok. Burada insanlar sokaklarda yurumuyorlar. Yurumek icin sebepleri yok. O halde pencereden caddeyi gordugum evim Turkiye'de olsaydi. Sabah erkenden kalkip temizligi bitirip, yemekleri pisirip camin onune otursaydim, dizimde laptop, yanimda kahvem. Arada basimi kaldirip onumden gecen kalabaligi izleseydim. Yanindakine hararetli hararetli birseyler anlatan, el kol hareketleri ile konusan, kahkaha atan, aglayan, siritan, somurtan insanlar.. Birlikte yuruyup tek kelime etmeyen, endiseli, uzuntulu, bikkin surat ifadeli insanlar.. Annelerinin babalarinin elinden tutup yuruyen, ellerinden kurtulmaya calisan, kurtulmus onden onden kosturan cocuklar... Bir yandan yiyen, bir yandan birseyler icen, tirnaklarini yiyen, dislerini karistiran, burnunu silen, cocugunun ellerini silen, agzini silen, su sisesini agzina dikmis icen insanlar... Torbasindan aldigi kiyafeti cikarip yanindakine gosteren, alisveris cantasindan cuzdanini, otobus biletini akbilini her neyse arayan, ceptelefonu ile konusan, mesaj ceken insanlar... Yanindakini azarlayan, azari dinleyen ses cikarmayan, dinleyip kendini savunan, savunmakla kalmayip uste cikan, avaz avaza bagirip kavga eden, birbirini itekleyen insanlar... Sahi siz nerdesiniz? Siz yasiyorsunuz, belki size oyle gelmiyor o harala gurele icinde ama biliyor musunuz? Siz yasiyorsunuz, her bir hucreniz capcanli. Derinizin her gozeneginden yasam fiskiriyor. Ben insansizliktan olurken siz sikayet ede ede, sitem ede ede yasiyorsunuz. Ben sizden daha akilli degilim. Oralara gelebilirsem bir gun sukretmek yerine ben de sitem edecegim, sikayet edecegim, hatta utanmadan kahirlanacagim.
Buradaki insansizligi, bir pencereden boslugu, kimsesizligi seyrettigimi unutacagim. Yasamak zaten yasadigini unutmak degil mi? Unutup yasamin dalgalarina kapilmak degil mi? Aldigin nefesi dinlerken, o nefesin sesini dahi bastiracak ses yokken yasamak, yasamak midir?
...
Ne yazmak icin gelmistim oysa neler anlattim... 25 gun kaldi. 35 gunde 2 kilo vermisim. Diyeti keseli cok oldu. Ilk 15 gunden sonra normal yeme duzenime dondum. Sadece dondurma yemiyorum, Cola icmiyorum, aksam yemegimin miktari cok az. Hayatimdaki en onemli degisiklik ise yuruyus yapiyor olmam. Bir de hulalop var. Demek ki bu sekilde yavas yavas kilo verilebiliyor. Raziyim. Acelem yok. Kendimden bu konuda tek sikayetim, yeterince su icmiyor olmam...