Bana Bir Sure Icin Musade
Tum cephelerde kaybettim savasi
Geri cekecek askerim bile kalmadi.

Tarif, Hunerli Bayanlar'dan.
dedi
Yunkabu
saat
10:54 PM
0
yorum
Etiket: Baslangiclar, Tarifler

Kararliydim, her yildonumunde beni zorlayacak bir tarif yapacaktim, komplike bir tarif denemesi ! Ama olmadi. Hem vakit yok, hem bugun ablam gelecek, aklim onda. Susamli Kurabiye yapmistim. Yeni bir tarif degil. Ama fotograf yeni.
Nice Yillara !
Farkindayim fazla sikintili bir blog haline geliyorum. Hem de yildonumu oncesi.. Herkes gibi gelgitlerim olurdu ama bu kez hic gitmiyor. Aksaray'da bir kapi calmaliyim bugunlerde. Bir odadan diger odaya alinmaliyim. Sessizligi dinleyip bana yol gostermesini beklemeliyim. Ama aksaray o kadar uzak ki su an. Bir hafta sonra ablam gelecek Allah kismet ederse. Belki o zaman biraz toparlanirim. Bir gece uyuyup kalkinca ertesi gune degil bes yil sonrasina uyanma fikrinden kurtulurum belki. Belki su yuz ifademi degistirebilirim.
Hayaller kurtarir ya insani o halde hayal ediyorum. Beni mutlu edecek hayalimi kuruyorum. Havaalanindayim su an. Annemler beni yolcu ettiler, son kontrole girmis, asik suratli polisin onunden gecmisim. Yuruyen banttayim. Sagimdaki aynadan kendi siritik ifademe bakiyorum. Bunalmisim, bunalimin doruklarinda careyi Turkiye'den uzaklasmakta bulmusum ve kendimi Malta'ya ucacak ucagin kapisina birakivermisim. Ilk kez tek basima bilmedigim bir ulkede yasamaya karar vermisim. Yuregimden, midemden tasan bir his var. Adi olsa olsa ozgurluk olabilecek bu hisle sanki yuruyen banta da basmiyorum. Banta ihtiyac yok ki, ben ucaktan once ucmaya baslamisim zaten. Yuzumdeki siritmayi durduramiyorum.
Ah Mary, Maria, Gre, Carmen... hatta Caroline... Keske zamani geriye alip o ucagin kapisina gitsem sizinle yine tanissam. Simone'un konusurken fiilin dogru zamanini bulamayisina anlamsizca katila katila gulsek Malta sokaklarinda. Yine gozlerimden yas gelse, mideme agrilar girse gulmekten. Ve eve donunce ilk is ona zamanlari calistirsam. Ah Eunho ! Benim oda arkadasim. Gece yine bir korece bir ingilizce konussan uykunda ama dislerini oyle hain gicirdatmasan... Ah Mary yine sarilsam sana annemmissin gibi... Gunduzleri hic kitlenmeyen kapindan girip, kizlarin gibi seslensem sana : "Ma !"
Olmadi. Bu hayal mutlu etmedi beni, tam tersi, uzdu... Gitmek o kadar imkansiz ki simdi. Kalmak o kadar zor ki simdi...
dedi
Yunkabu
saat
11:02 AM
0
yorum
Etiket: Yunkabu'ca

Suslenmis puslenmis bir brownie yerine iste bulasiginin goruntusu. Kotu bir maksadim yok :) Sadece hazirlanisinin kolayligi kadar, brownie'yi firina yerlestirip mutfak tezgahina dondugunuzde karsilasacaginiz bulasik iste ancak bu kadardir, demek istedim.
...
Bugun ilk kez ziyaret ettigim bir blogun (Sardunya)son yazisina takildi aklim. Aslinda oturup uzun uzadiya goz gezdirmek isterdim ama malum vakitsizlik. Ilk firsatta ugramak sart olsun. Blogun yazari, olumunu hayal etmis. Ilginc geldi. Olum, benim dusunmekten kacindigim bir konu. Hele onumdeki 4-5 yilla ilgili planlar yapmaktayken, bu olum dusuncesi kafami karistirdi. Ben olumu en cok Haciosman bayirindan deli gibi inen bir minibusun icinde dusunmusumdur.O zamanlar omuz silkerek karsiliyordum olumu. Evet tuyler urperticiydi, ama hayata baglandigim ip adedi oldukca azdi. Simdi iki adet halat mevcut. Ogullarimi halat diye nitelendirmek garip oldu :) ama sanirim ne anlatmak istedigim yerine ulasti. Bir Mete'ye bir Yunus'a baktim. Bir gun evet ama ne olur Allahim simdi olmasin, dedim. Pazarlik ne haddime, hasa ! Sadece diledim, dua ettim. Sekline dair de hayal kurmak istemedi. Durup dururken onu cagirmak niye! Tek bir seyden eminim, olumum beklenmedik olmali, ansizin. Allah hepimize olumun de hayirlisini versin.
Bu mevzudan Cherry Brownie'ye gecis yapmak mumkun mu ???
Dark Chocolate and Cherry Brownies
Kaynak: Cooking Light Dergisi, Eylul 2008
3/4 cup* un
1 cup seker
3/4 cup kakao
1 tatli kasigi kabartma tozu
3/4 tatli kasigi tuz
1/3 cup kiraz receli (ben ahududu receli kullandim)
1/3 cup su
5 yemek kasigi tereyagi
1 buyuk yumurta, cirpilmis
1 buyuk yumurtanin aki
1/3 cup damla cikolata
pudra sekeri (opsiyonel)
cup= 250 ml'lik su bardagi
1-Firini 350 F / 175 C derecede isitin.
2-9 inch kare firin kabinin tabanini yagli kagitla kaplayin.
3- Un, seker, kakao, kabartma tozu ve tuzu, buyukce bir kapta karistirin. Bir sos kabinda su, recel ve tereyagini kaynar hale getirip ocaktan alin. Recelli karisimi, unlu karisima ekleyip karistirin. Yumurta ve yumurta akini ilave edip duzgun bir harc halini alana kadar karistirin. Damla cikolatalari da harca ekleyin. Harci firin kabina dokun. Yaklasik 25 dakika pisirin. Kurdan
batirdiginizda temiz cikiyorsa pismis demektir. Soguttuktan sonra pudra sekeri serpebilirsiniz.
Birkac ay oncesine kadar konusulmuyordu. Artik konusuluyor. Zamani gelmisti belki. Ama cok zor bir karar oldugu kesin. Birkac aydir arpaci kumrusu gibi dusunuyoruz. Avantaj ve dezavantajlar. Terazinin dolup bosalan kefeleri... Vakit belli degil; ama dusunce sekillendi: Hayattan tat almak agir basti.
dedi
Yunkabu
saat
9:32 PM
6
yorum
Etiket: Yunkabu'ca
Ve iste benim cok sevdigim sarkisi:
dedi
Yunkabu
saat
10:11 PM
1 yorum
Etiket: Hint Filmleri
Mucize ! Iki oglum da uyuyor. Hem de ayni anda. Bu, cok uzun zamandir rastlanmayan bir durum. Aslinda o kadar acim ki su an, ama yazmak icin baska firsat da bulamayabilirim.
Bugunlerde yanimda kimselerin olmamasi aslinda bir sans. Hic cekilmezdim herhalde. Yorgun, asik, keyifsiz, bikkin bir surat ifadesi ile dolaniyorum. Sinirlerim her an bozulmaya hazir. Bazen onlar sakin duruyorlar da ben bozulmalari icin onayak oluyorum.
Bu ara gundemimde yine yalnizlik var. Yine herkesten uzak olma halimiz. Yasadigimiz yerde arkadasimin olmamasi. Gorustugumuz kimselerin olmamasi. Evin kapisi caldiginda urkme hali. Cunku beklenen kimse yok. Gelmesi ihtimal dahilinde kimse yok. Olsa olsa saticidir ya da hristiyanliga davet ediliyoruzdur yine...
Ikisi de uyandi. Bye.
...
Ayni gunun aksami :
(Cocuklar gece uykusuna yatti)
Eskiden, yani kendi yurdumda yasarken, bunaldigimda, uzaklara gitmekten bahsederdim, ozellikle de su cumleleri kurardim : "Dilini bilmedigim insanlarin ulkesine gitmek istiyorum. Kimse beni tanimasin. Ben kimseyi tanimayayim." Ve duam kabul oldu. (Dua ederken cok ama cok dikkatli olmali, coook)...
Iki haftadir bekledigim dizi basladi. Bye.
4 gun sonra:
Yemek fasli ve bulasik bitti. Iki oglum da gece uykusuna yatti. Hatta dun gece Orlando maci yuzunden uykusuz kalan esim de yatti. Saat 20.00. Televizyonu kapattim. Sessizligi ozlemisim. Onumde bilgisayar, onun yaninda uzum - Bilgisayari ve uzumu ozlemisim. Bir de sorgudaymisim gibi tam kafamin ustunde asili, beni aydinlatan isik olmasa. Ocagi, ozel ilaci ile sildim demin. Uzum yedikce elimden o ilacin kokusu geliyor burnuma, bir de bu olmasa.
Giris cok uzadi , sozun ozu su: Damdan dusenin halinden damdan dusen anlarmis. Yurt disinda yasayan arkadaslarimin yorumlari beni biraz kendime getirdi. Insan tek olmadigini anlayinca niye bu kadar mutlu olur? Bakkalla, kuruyemisciyle edilen iki kelimelik sohbete bir tek ben hasret degilmisim. Kapisi calinmayan bir tek ben degilmisim. Demek ki bu kadar gurultu cikarmamin bir alemi yokmus. Bir zamanlar isimle ilgili gittigim bir seminerde, hoca ( konusunun uzmani) demisti ki: Hayat secimlerden ibarettir. Secimlerinizin sonuclarina katlanmak zorundasiniz. Katlanamiyorsaniz o halde yeni bir secim yapin. (Bu son cumle bana ait. Ama o uzman kisi de asagi yukari bu anlama gelen birsey soylemisti.) Yani ahlanip vahlanmak yok, sikayetciysen durumunla ilgili yeni bir karar al... (Bu konu biraz sonra yazacagim yeni postta ele alinacak)
Ama adim kadar eminim ki, birkac gun veya hafta sonra yine karamsarliga kapilip yine sikayet edecegim, yine sizlanacagim. Huy !
Sikintima ortak olan, kelimelerini esirgemeyen arkadaslara cok tesekkur ediyorum.
Bu ara tekrar tekrar dinledigim bir sarki ile bu postu da bitirelim bakalim. Eger gunu varsa, ve bir on yil sonra bu yaziyi okursa Fulya! Sana soyluyorum:
"Cok sizlandigima bakma. Gunlerimi bosa gecirmisim, yasadigim zamandan keyif alamamisim, deme sakin. Biliyorum daha once yapmadigin bir sey degil. Ama yapma. Ben elimden geleni yapiyorum. Guzelliklerin farkindayim. Sukrediyorum. Bunalim anlarinda yazmak huyumuz var unutma. "
dedi
Yunkabu
saat
1:49 PM
10
yorum
Etiket: Yunkabu'ca
Su anda ikisi de reklamlari seyrediyor. Evde sessizlik var ! Bir yaziya baslamak icin uygun ortam ama aklima birsey gelmiyor, bu kez de sessizlik beni kitledi !
bazen kardesine denk geliyor. Bahsetmis miydim (ayni anda 3 blog yazmaya calisinca nereye ne yazdigimi ya da yazip yazmadigimi hic hatirlamiyorum) Yunus'un karyolasinin parmakliklarina tutunup. ayagini basacak yer bulup karyolanin icine girdigi icin kontrplakla cevirmistik karyolayi. Sonra Yunus tutunup kalktikca ellerini cozup dusmesine sebep oldugu, ellerine vurdugu icin karyolanin etrafina genis bir dolap ve cekmecelik koyduk. Ama simdi de dedim ya oyuncak firlatiyor. Kardesine oynamasi icin oyuncak vermek istiyorsa oyuncagi ona dogru itmesinin yeterli oldugunu anlattim. Tekrarladiginda ise ceza olarak firlatilabilecek ne kadar oyuncak varsa ortadan kaldirdim. Geriye kalan sadece tuylu ayiciklar, baliklar, inek, esek vs. Ama bu arada baska bir sorun ortaya cikiyor. Mete'nin yasina uygun oyuncaklar, Yunus icin uygun degil. Mesela kucuk parcali oyuncaklar, tuylu oyuncaklar, kucucuk tekerlekleri olan arabalar, kitaplar vs. Yunus'u yere birakmadan once etraf kontrol edilmeli, Mete odasindan bir oyuncak getirebilir, Yunus yutmaya kalkabilir...
Hasir nesir olmasina cok yardimci oldugu kesin. Kitaplarindaki mesela elma resminin yanina sepetindeki elmayi getiriyor. Bu eslestirme isine bizim market gezimizden sonra basladi aslinda. Yeni sepetimizle marketin sebze reyonuna gittik. Mete'nin sepetindekilerle ordaki sebze ve meyveleri bir araya getirdik. Orjinal olanlarini kokladik. Kasaya gidince de kasiyere alisveris sepetini uzatti Mete. Kasiyer de sepetin uzerinde barkot aramaya kalkismaz mi... Yeni seyler ogrenmeyi cok seviyor. Ah kuzum bir de su oyuncaklari firlatma huyundan vazgecsen...
dedi
Yunkabu
saat
2:19 PM
7
yorum
Etiket: Yunkabu'ca

Hem Brezilya findiklarini kullanabilecegim, hem de 4 yumurta aki isteyen cikolatali makaronlari yaparken, yumurta sarilarini da degerlendirebilecegim bir tarif arandigim bir donemde geldi bu tarif, sevgili Sezer'den. Ama soz, bademlisini de bir ara yapacagim, aklima yazdim.
Tarifini benimle paylastigin icin cok tesekkur ederim Sezer. Umarim tarifin hakkini verebilmisimdir.
Bademli Kurabiye
Kaynak: Lezzet Dergisi, Kasim 2008
7 yemek kaşığı tereyağı
3 yumurta sarısı
1 su bardağı kabuksuz badem (Ben Brezilya Findigi kullandim)
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı un
Üzerine serpmek için- Biraz vanilya + pudra şekeri karışımı
Un ve tereyağı karıştırılır. Bademler robottan geçirilir. Toz şeker, toz badem ve 3 yumurta sarısı karıştırılır. Hazırlanan karışım fazla yoğurmadan hamur haline getirilir.Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp küp şekli verilir.Yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizilir. Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında hafif pembeleşene dek 10-12 dakika kadar pişirilir. Vanilya ve pudra şekeri karıştırılıp kurabiyelerin üzerine serpilerek servise sunulur.
Bu ara dinlemekten cok buyuk zevk aldigim sarkiyi da ekliyorum. Tebrikler Norvec !
dedi
Yunkabu
saat
12:01 AM
5
yorum
Etiket: Kurabiyeler, Tarifler

Uzun bir aradan sonra bir etkinlige katiliyorum. Konusu itibariyle de hos bir etkinlige yolum dustu: Annelere Ozel ve Guzel Tarifler. Etkinlik sahibesine ( http://www.ozlemhan.blogspot.com/) kolayliklar diliyorum. Bu tarif annem, kayinannem ve Malta'li annem Mary icin...
...
Yeni bir tarif denemeyi ozlemisim. Hem de cok ozlemisim. Vakitsizlik ve fazla kilolar engel oluyor. Kilo verdiren bir hobim olsaymis ya ! Ama ben yine de cok seviyorum: Mutfakta olcu kaplarimi tezgah uzerine cikarmayi, firindaki kekime kabariyor mu diye bakmayi, hatta o piserken fotograf cekiminde kullanacagim tabak canagi tasarlamayi, fon icin uygun bir kumas secmeyi, hele fotograflari bilgisayara aktarip kullanilabilir olanlari ayirip, kotuleri silmeyi... Mutlu oluyorum. Bu duyguyu seviyorum.
Bu tarif Sofia Abla'dan. Once yaban mersinli ve ahududulu pisirdigi kekinden getirdi bana. Bayildim. Kekteki tereyagindan geliyor bence butun lezzet. Ama limon rendesini unutmamali. Sonra da tarifin bulundugu kitapla geldi Sofia ablacigim. Bu kitabin yazari Viron Baba'nin bir dostu imis. Kitapta baska guzel tarifler de var. Iyice bir incelemek gerek ilk firsatta !
Ahududulu ( ya da Yaban mersinli) Kek
Orjinal Adi : Blueberry Tea Cake with Lemon Glaze
Kaynak: Tasteful Traditions by Ella K. Halkias and Mary K. Tsamoutales
1 su bardagi* yaban mersini (Blueberry) - Ben ahududu kullandim
1+ 2/3 su bardagi un
1/2 su bardagi oda sicakliginda yumusamis tereyagi - Yaklasik 120 gr
1 su bardagi seker
2 yumurta
1/2 su bardagi sut
Kabartma tozu
1/4 tatli kasigi tuz
1 Limonun rendelenmis kabugu
Glazur:
1/4 su bardagi seker
1/4 su bardagi limon suyu
Ben glazurden pek hoslanmadigim icin yapmadim
*1 su bardagi ml'lik = 1 cup
1- Firini 350 F / 175 C de onceden isitin. Baton kek kalibini (9x5 inch) yaglayip, hafifce unlayin. 2- Yaban mersinlerini (ya da ahududulari) bir yemek kasigi unla karistirin.
3- Buyukce bir kapta tereyagini mikserle cirpin. Sekeri de ekleyip, karisim acik bir renk alana kadar cirpmaya devam edin.
4- Yumurtalari teker teker ekleyin. Her ekleyiste cirpmaya devam edin.
5- Sutu, unu, kabartma tozunu, tuzu ekleyip cirpin.
6- Yabanmersinlerini (ya da ahududulari) ve limon kabugu rendesini ekleyip bir spatula yardimiyla cok dikkatlice ( ozellikle ahududular hemen parcalanabiliyor) harca katin.
7- 60-70 dk kadar ( benim firinda bu kadar dahi surmedi. 50 dk yeterli oldu. Bence 45.dakikadan sonra kontrol edip kurdan testi yapmakta fayda var) pisirip kurdan testi yapin.
8- Firindan cikartip 10 dakika sogumaya birakin. Kaliptan cikarin. Kurdanla kekin uzerinde delikler acin. Seker ve limonu, ocakta, seker eriyinceye kadar kaynatin. Bir firca yardimiyla glazuru kekin uzerine ve yanlarina surun. Dilimlemeden once kekin tamamen sogumasini bekleyin.
Not: Bu yaziyi yazarken ogrendiklerim:
1-Blueberry'nin turkcesi yaban mersini imis ve Yaban mersini birlesik yazilmazmis.
2-Frambuaz, fransizca bir kelime imis. Turkcesi ise, ahududu, imis.
dedi
Yunkabu
saat
9:44 PM
16
yorum
Etiket: Etkinlikler, Kekler, Tarifler
1- Bugunlerde Chicken Little seyrediyoruz. Ama cok fena seyrediyoruz. Gunde en az 4 kez ! Mete simdiye kadar cizgi filmlerle bu derece ilgilenmemisti. Baksa bile ilgisi uzun sureli olmazdi. Artik bu degisti. Bu guzel bir gelisme. Hem seyrederken surekli konusuyoruz, boylelikle yeni seyler ogreniyor, hem de ben bu sayede biraz nefes aliyorum. Ama bir sorun var: Baska bir sey seyretmiyor. Sadece Chicken Little ! Ilginc olan ise kardesinin de seyretmesi. Basindan sonuna kadar olmasa da, bazen dalip gidiyor civcive. Ama tabii ki favorisi reklamlar.
2- Benim dogaya olan ilgim devam ediyor. Bugune kadar cevremdeki bitkilere bu kadar kayitsiz kalmis olmam simdi bana garip geliyor. Bahcedeki ciceklerimin sulanmaya ihtiyaclari olup olmadigini dusunuyorum, cikip bakiyorum... Bu, ilk anda garip bir seymis gibi gelmese de aslinda cok garip! Benim gibi bir cicek katilinin bu yeni haline, ancak beni iyi taniyanlar sasiracaktir.
dedi
Yunkabu
saat
5:04 PM
7
yorum
Etiket: Yunkabu'ca

Sadece bir kere Publix'te rastladim: Vay demek burada varmis. Tiramisu yapacagim zaman gelir alirim dedim. Demez olaymisim. Bir daha izine dahi rastlayamadim. Ta ki Walmart'ta onunla tekrar karsilasincaya kadar. Peynir cesitlerinden ufak bir stand yapmislar, bir de cok alakasiz bir yere koymuslar. Hani meyve reyonundan kasalara dogru yururken Fulya'nin karsisina cikaralim diye dusunmusler sanki. Oyle de oldu:
Fulya'nin dis sesi : A peynirler !
Fulya'nin ic sesi : Mascarpone var midir acaba?
Fulya'nin dis sesi : Aaaa iste burada !
(Sonra da "Husband'a" seslenir ve basindan gecen muthis olayi anlatir :)
Sonuc:
1- Evet, Mascarpone ile Tiramisu gayet guzel oluyormus. Kim bu peyniri bu tatlida kullanmayi akil etmisse, "pes" denilerek onunde sapka cikarilmali ve yerlere kadar egilmeli.
2- Craft in Philedelphia krem peyniri ise tatlinin orjinal tadina ancak bu kadar yaklasabilirmis. Hatta neredeyse fark yok bile dedirtecek turunden. (En azindan benim damak zevkime gore oyle)
3- Demek ki Mascarpone'ye selam, Philedelphia'ya devam :)
dedi
Yunkabu
saat
11:33 PM
0
yorum
Etiket: Yunkabu'ca

Bu yemek de kayinannemden. Ben cok sevdim:
1- Buzluktan kiyma cikartmayi unuttugum ve ne pisirecegime karar veremedigim gunlerde tam bir kurtarici
2- Hatta onceden yapip buzluga koyduysam kurtarici otesi
3- Patlicanlar kizartilmadigi , tum malzeme cigden konuldugu ve sadece siviyag ile pistiginden saglikli olmasi da cabasi
4- Tencerede kapagi kapali olarak pisirilen patatesli versiyonu ise mukemmmmmel !
Tavada Patlican Biber Kavurmasi
Kaynak: Kayinannem
1 buyuk patlican (bostan patlicani mi diyorlar?)
1 kirmizi dolmalik biber
2 yesil biber (carliston degil ama, onun siskosuna ne diyorlar?)
3 domates
3-4 dis sarimsak
Once biberler irice dogranip derin bir tavaya alinir. Uzerine yine iri dogranmis patlicanlar ve son olarak da kup kup kesilmis domatesler ilave edilir. Sarimsaklar da ince ince dogranip eklendikten sonra, siviyag malzemeler uzerinde gezdirilir. Kaynamaya baslayinca orta atesin biraz altina getirip, malzeme suyunu salip iyice yumusayinca cok nazikce karistirilir. Karistirmadan kasit malzemelerin hafifce yerlerini degistirmek. Biberler, patlicanlar pistiginde de atesten alinir. Hepsi bu!
dedi
Yunkabu
saat
3:45 PM
8
yorum
Etiket: Kayinannemden, Tarifler, Yemek Tarifleri
Ask bir ruya ucarsin ucarsin gecilmez ki
Sicak bir sarap yanarsin yanarsin icilmez ki
Ask bir kapi calarsin calarsin acilmaz ki
(Bolahenk)
Ne guzel sozler, ne guzel muzik. Bir sarki icin heyecanlanmayali uzun zaman olmus. Simdi eski walkmenli Fulya olaydi, -yani yuruyecek yollari, icinden gecilecek kalabaliklari olan Fulya- bu kadarcik sarkiyi bir kasede onlu arkali doldurur, yururdu ,yururdu : Once tunele, sonra Harbiye, sonra yine tunel... Otobusten dunyayi izlemeyi ozledim. Minibuste, aksamlari yolcularin cama yansiyan goruntuleri arasindan disariyi gormeye calismayi ozledim. Kulagimdaki muzikle icimin gecip, goz kapaklarimin agirlasmasini ozledim. Hele mevsimlerden kis ise... ah o soguktan titreyerek girdigim otobuste, tam da sicak hava ufleyen o zimbirtinin oldugu koltuga oturusum aklima geliyor da... O zamanlar metal dinliyordum. Isyanim vardi bastiramadigim. Simdilerde sakinlik pesindeyim. Bu sarki guzel, hem de cok guzel. Birkac tekrar daha yaparsam ruyamda fon muzigi olarak dinleyebilir miyim acaba?
dedi
Yunkabu
saat
11:56 PM
3
yorum
Etiket: Yunkabu'ca

Demek bugunleri de gorecektim. Gunlerce bloguma ugramamisim bir yana, yapip yayinlamadigim hatta yayinlamayi unuttugum tarif de olacakmis boyle ! Kayinannemler Istanbul'a donduler. Biz bize kaldik yine: Karyolasinda durmak istemeyen ufaklik, kardesini gordugu yerde once seven sonra hafiften canini yakan abisi ve ben. Yazacak cok sey var aslinda... ama nunus (ufakligin takma adi:) bu ogleden sonraki uykusunu es gecip, gece uykusuna bir saat erken yatti. Uykumun selameti icin bir an once yatmaliyim. Halbuki dertlesecek, anlatacak seyler o kadar birikti ki... Ama artik degil bloga yazi yazmaya, bulasik yikamaya bile vakit yok nerdeyse. Dun markette lahanalari gorunce, yemeklik hazirlayip buzluga atayim dedim. Dedim ama gece vakti ses cikarmadan mutfakta calismak zor. Tam bitti derken, acik bilgisayari gorunce de dayanamadim :)
Bu sartlar altinda kurabiye tarifi biraz gecikecek desem ...
dedi
Yunkabu
saat
10:53 PM
5
yorum
Etiket: Kurabiyeler, Tarifler

Tatli yapmama konusundaki kararliligim devam ediyor. Sweet Saturday diye bir sey de kalmadi. Misafir gelmedikce tatli soz konusu degil. Ama oglumun en favori tatlisindan yapacagim tabii, o baska : Tiramisu.

Haftada bire indirmistim ya tatli yapmayi, o da olmayacak artik. Esim kilolarindan beni sorumlu tutuyor. Bana ragmen kilo vermeye calisiyormus, oyle diyor. ( Bu arada esim prens tatlisini yapmam icin vanilyali puding almayi unuttuguna hayiflaniyordu marketten , ayni gun !!! )Ben de "artik tatli yapmiyorum'' diyiverdim. Cikti agizdan bir kere. Bu sozumu ne kadar tutarim bilmiyorum. Misafir yolu gozleyecegim anlasilan yeni bir tarif yapmak icin. Gecerli bahaneler bulabilirsem yaparim belki yine. Sonra dusundum tatli yapmazsam blogum ne olacak. Ben eline kalemi alinca sikintilarini, uzuntulerini anlatan tiplerdenim. Hani desem ki tarif denemeyip, sadece gevezelik etsem, parmaklarimi klavyeye degdirir degdirmez, vakitsizlikten, iki kucuk cocuk yetistirmenin (yalniz basina) zorluklarini anlatip duracagim. Ne yani blogum sona mi erecek diye sordum kendime. Yok canim, diye cevap verdim yine kendim :)
Bir iki tarifim var henuz yayinlamadigim. Biri de yukarida fotografi olan un kurabiyesi. Kayinbabamin favori kurabiyelerinden biri imis. Ben de ilk kez un kurabiyesi denemis oldum. Tarif Portakal Agaci'ndan. Burda.
dedi
Yunkabu
saat
4:18 PM
4
yorum
Etiket: Kurabiyeler, Tarifler
Uzun bir sure once, cekmecemdeki kumaslar gozume takiliyor, dedim. Sonra yine uzunca bir sure, ne yapabilirim diye dusundum. Sonunda karar verdim. Baslamak icin de bir sure gecti. Baslayinca da hemen bitmedi. Bitmemesi de normaldi. Cunku nedense igne ipligi elime aldigim anda cocuklardan birinin uyanacagi tutuyordu. 3 Ay sonunda mutlu sona ulasildi: Mutfak onlugum bitti. Her birini ozene bezene sectigim kumaslarim (bir kismi)bir onlukte birlesti. Ve ozel birinin ceyizine gitti. Ilk kez ( basit bir iki perde ve kapi ortusunu saymazsak ) bir sey dikmis olmanin mutlulugu bir yana (acemice olsa da), birinin ceyizine de ilk katkim bu. Insallah bir gun kendi mutfaginda birseyler pisirirken gozu takilir onlugune, aklina yengesi gelir..
dedi
Yunkabu
saat
6:00 PM
4
yorum
Etiket: Dikis Denemeleri

Iste bu da pismisi ! Ama serbetlenmemisi. Yani tam benim sevdigim gibi. Icinde muhallebi olan bir tuhaf borek. Ama ne lezzet ! Yedikten sonra hissedilen karabiber tadi ne ilginc ! Kimin aklina gelmis ki muhallebinin icine karabiber eklemek.
Laz Boregi
Kaynak: Kayinannem
Hamuru icin:
3 su bardagi* un
Aldigi kadar su
1 cimdik tuz
Nisasta ( Hamur acarken kullanmak icin)
Muhallebisi icin:
4 su bardagi sut
1,5 su bardagi un
1 su bardagi seker
1 cay kasigi tuz
1/4 su bardagi (4 yemek kasigi) tereyagi
2 yumurta
1/2 yemek kasigi karabiber
6 yemek kasigi tereyagi ( firina vermeden once boreklerin uzerine dokmek icin)
* 1 su bardagi = 250 ml = 1 cup
1. Yumusak bir hamur elde edene kadar malzemeler yogrulur.
2. Un, sut, seker,tuz bir tencereye alinir, muhallebi kivamina gelene kadar pisirilir. Tencere, atesten alindiktan sonra icine tereyagi atilir ve karistirilarak eritilir. Karabiber eklenir. Son olarak da, ayri bir yerde cirpilan yumurtalar ilave edilir. Muhallebi sogumaya birakilir. (Yufkalara koyulurken sicak olmamali)
3. Nisasta ile acilan yufkalar 4 parmak genisliginde olmak uzere uzunlamasina kesilir. Parcalarin ucuna dolu dolu 1 yemek kasigi muhallebi konulup, muska seklinde sarilir.
4. Hafif yaglanmis tepsiye dizilen boreklerin uzerine, eritilmis 6 yemek kasigi tereyagi , kasik yardimi ile dokulur. 370 F dereceye ayarlanmis firinda uzerleri kizarana kadar pisirilir.
5. Serbetli isteyenler icin, serbet olcusunu bir iki gun icinde ekleyecegim.

Trafikte yol aliyorum. Bikkinim, yorgunum. Dusunmek istemiyorum, dusundukce boguluyorum. Calan sarki beni daha diplere surukluyor : " Oyle uzak ki yerim uzaklari asiyor, butun ozlediklerim benden ayri yasiyor. Ya herseyim ya hicim sorma dunya ne bicim, bir kordugum ki icim , cozdukce dolaniyor..." Sonra kirmizi isikta durduk. Onumuzdeki birkac arabanin arasindan beyaz bir kus havalandi. Sira neseli bir sarkiya geldi. Ben de keyiflendim, kendime geldim. Eve dondugumde de aklima koydugum tarifi yaptim. Bir isirik aldim, keyfim uc kat artti. Oglum kucuk parmaklari ile kurabiye kutusunu isaret edip durdu ya, bir oturusta 3 makaron yedi ya... Yasamak cok guzel !
Bahsettigim tarif su 200 $ odul kazanan kurabiyenin birkac sayfa otesinde ya da gerisindeydi. Cooking Jewish adli kitabin yazari konuk olmus dergiye, birkac tarifi yayinlanmis. Annemlere bolca hindistan cevizi siparis etmistim ya, iste simdi onlari kullanabilecegim tarifler seciyorum korkusuzca. Stoklar azalana kadar vur abaliya :)
Bu arada tadi bence kusursuz, ancak kivami tutturamadigimdan olacak dergideki fotograftaki makaronlar kadar toparlak olmadi benimkiler. Tepsiye birakir birakmaz yayildilar. Yumurta beyazini cirpmada bir hata mi yaptim acep???
Chocolate Macaroons
(Cikolatali Makaronlar)
Kaynak: Better Homes and Gardens Mart sayisinda ( sayfa, 162) yayinlanan Judy Bart Kancigor'a ait bir tarif.
2 su bardagi * bitter damla cikolata
4 buyuk yumurta beyazi
1 su bardagi seker
2 tatli kasigi vanilya ozutu (ben 1 paket vanilya kullandim)
yarim tatli kasigi taze limon suyu
1,5 su bardagi hindistan cevizi
1. Cikolatayi benmari usulu eritin ve sogumaya birakin.
2. Firinin izgarasina orta bilume getirin. Firini 350 F/175 C derecede isitin. Tepsinizi hafifce yaglayin veya yagli kagit serin.
3. Yumurtalari, mikser ile orta hizda, kopuk halini alana kadar cirpin, yaklasik 30 sn. Bir cimdik tuz ekleyip yumusak tepecikler elde edene kadar cirpmaya devam edin. Sonra sekeri ekleyin, ancak her ekleyiste sadece bir yemek kasigi katip 10 saniye karistirmak kaydiyla. Toplamda 6 dakika tutacak. Vanilya ve limon suyunu ekleyin. Ardindan da hindistan cevizi ve erimis cikolatayi ilave edin.
4. Tatli kasigi ile harcinizdan parcalar alip, aralikli olarak tepsiye dizin. 10-13 dakika pisirin. (Kenarlarinin kahverengilesmesine izin vermeyin) Firindan cikarinca tepside 2 dakika bekletip sonra sogumasi icin izgaraya transfer edin.
5. Tum kurabiye harci bitene kadar ayni islemleri tekrarlayin. Hemen servis edin. (Ben bu hemen'i anlayamadim ? Soguyunca da mukemmmmmmel oluyor.)
dedi
Yunkabu
saat
10:14 PM
10
yorum
Etiket: Kurabiyeler, Tarifler

Better Homes and Gardens dergisinin her ay duzenledigi bir yarisma var. Daha once hicbir yerde yayinlanmamis tarifler arasindan sectiklerine 200 $ odul veriyorlar. Iste bu tarif de onlardan biri.
Malzemeler yukarida goruluyor gerci ama ben tabii ceviri yapip buraya ekleyecegim. Ama iki gundur bilegim cok kotu. Eklem yerinde ici su dolu bir baloncuk cikmis. Sag elimi kipirdatamiyorum. Sozun ozu bu tarif bir muddet daha bekleyecek...
Bir muddet sonra :
Double Dark Chocolate Cookies
(Duble Bitter Cikolatali Kurabiye)
Kaynak: Better Homes and Gardens dergisinin duzenledigi yarismanin Smart Cookies kategorisinde odul alan Susan Jasin
1/4 su bardagi * tereyagi, yumusamis
1/4 su bardagi siviyag ( canola )
1/2 su bardagi esmer seker
1/4 su bardagi seker
1 egg
1 tatli kasigi vanilya (ben bir paket vanilya kullandim)
1/2 su bardagi wholewheat pastry flour (yanlis anlamadiysam bu hamur islerinde kullanilan bir cesit un, bense normal un (all purpose flour) kullandim )
1/2 su bardagi un
1/4 su bardagi kakao
1/2 tatli kasigi kabartma tozu
1/8 tatli kasigi tuz (biz bir cimdik diyelim)
4 oz. (gram karsiligini sabah ilk is yazacagim) bitter cikolata. kucuk parcalara ayrilmis
1. Firini 350 F/ 175 C isitin. Firin tepsinizi yagli kagit ile kaplayin. Genis bir kapta mikserin orta hizinda 30 saniye kadar tereyagini cirpin. Siviyagi, sekeri, esmer sekeri ilave edip karistirin. Sonra yumurta ile vanilyayi da ekleyin. Baska bir kapta un, kakao, kabartma tozu ve tuzu karistirin, sekerli karisima ekleyin. Son olarak da cikolata parcaciklarini ilave edin.
2. Iki tatli kasigi yardimiyla kurabiye harcindan parcalar alip tepsiye aralikli olarak dizin. 12 dakika pisirin ya da kenarlari sertlesinceye kadar. ( Bu sertlesme isi sizi yaniltmasin, 12 dakika sonra kurabiyelerden birini bir bicakla hafifce kaldirip kurabiyenin altina bakin. kahverengilesmis mi, o zaman tamamdir, aman sakin henuz yumusak demeyin, 3-4 dakika daha pissin demeyin. Tas gibi cikarsa hiiic karismam ! - Bu yerinde ama hadsiz ihtar tamamen bana ait, yani Susan hanimin bir ilgisi yok) Tepside 1 dakika ilinmaya biraktiginiz kurabiyeleri izgara uzerine aktarip sogutun.
dedi
Yunkabu
saat
11:10 PM
9
yorum
Etiket: Kurabiyeler, Tarifler
Hizli cekime alsak, herhalde ozeti bile cok uzun olurdu. Evet hem de daha simdiden... Simdiden ?
dedi
Yunkabu
saat
6:37 PM
8
yorum
Etiket: Yunkabu'ca

Trabzonlu bir aileden gelip, bir kez olsun (tum israrlara ragmen) bu yemegin tadina bakma, 35 yasinda kayinvalidenin elinden ye, sonra da tarif de tarif diye pesinden kostur !
A bu arada lahananin askina markette benim de pesimden kosturanlar oldu. Bir koca demet lahana (ki buradaki demetler gercekten KOCAMAN ! ) yetmiyormus gibi ben iki demeti almisim alisveris arabasina koymusum. Turkiye'deki bir lahana demetinin yaklasik 3 katina es olan buradaki demetten 2 adet almam aslinda tamamen bir yanlis anlama :) Annem iki demet al dedi ama ne bilsin, eve gelip de lahanalari gorunce kalakaldi. Hemen kollar sivandi. Tum lahanalar haslandi. Sarmalik, yemeklik lahanalar ayrildi , buzluga kaldirildi. Ama ben ne anlatiyordum, evet pesimden kosturanlar : Lahanalar tum hasmeti ile alisveris arabamda yatarken bir kadin yanima yaklasip sordu. "Bunlari ne yapacaksiniz?" Yanit verdim : "Pisirecegim ve yiyecegim. Gozumu lahana burudu. Bir demet daha alacaktim ama reyonda sadece bu ikisi vardi." Yok yok, sadece siritip, pisirecegim, dedim. A cok ilginc, dedi. Sonra da soru yagmuru basladi. Nasil pisireceksin? Ben hem sarma hem yemeginden bahsedince daha da bir sok oldu. Ben de onun sok olmasina sok oldum. Benimle dalga mi geciyor bu kadin diyecegim ama oyle merakli bakislari var ki... Bu cok yararli bir sebzedir, dedi. Cocugum varsa ve yiyorsa, harika olurmus. Kadinin, bu sebzenin yemegini yapabildigim icin beni marketin orta yerinde bir alkislamadigi kaldi. Sarma ve yemegin tarifini sormaya basladi, her yanitimda daha da bir sasirarak. Ben, ilk saskinligim gecip, disarda arabada bekleyen oglum ve babasini dusunup , kadina iyi gunler dileyip uzaklastip uzaklasmasina ama baska bir reyonda yine karsima cikti. beni gorur gormez birine seslendi: Bak , burda ! dedi. Aranilan sahis, alisveris arabasi lahana yigini ile dolu ben !!! Bu sirin ve saskin kadinlardan biri Lubnanli, digeri Peru'lu imis. Lubnanli neredeyse tamamen ayni sorulari sordu. Sonra cebinden bir kagit cikardi. Bir dergiden koparilmis kagitta lahana ile yapilmis bir yemegin fotografi ve tarifi vardi. Lahananin dogranisi ayniydi, yalniz et kullanilmisti (ustelik domuz eti ). Acikcasi ben de bu ejnebilerin lahana ile ne pisirdigini merak etmiyor degildim. O kadar ilgiliydiler ki, alisverisimi tamamlamam imkansiz hale gelmisti. Hatta yuzsuzluge vurup hadi iyi gunler deyip kacmaya calistim, Peru'lu pesimde. Arkadasini da birakti, benimle gelip lahana uzerine konustukca konusuyor. Esimin, "nerede kaldin?" telefonu geldi de, izin isteyip alisverisi tamamlayip kasaya kosturdum.
Lahana Yemegi
Kaynak: Kayinannem
Yarim demet lahana (yalniz buradaki demetler Turkiye'dekilerin 2-3 kati)
1 buyuk sogan
siviyag
2 yemek kasigi margarin
1 tepeleme yemek kasigi salca
pulbiber
1- 1,5 bardak fasulye ( ben konserve kullaniyorum- Light Red Beans)
1 su bardagindan biraz az pilavlik bulgur
karabiber
dedi
Yunkabu
saat
11:21 PM
7
yorum
Etiket: Kayinannemden, Tarifler, Yemek Tarifleri

Bana kalsa soyle bir ad verebilirdim : Pisir Keyiflen, Ye Sinirlen Kurabiyeleri !
Aldim yine kitabimi (The Cookie Book) elime, guzelim tarifler, guzelim fotograflar arasinda dolandim (bakmasi bile ayri keyif), sonra yine, ben bunu daha once nasil farketmemisim dedigim bir tarife rastladim. Aslinda vakit yok ama vakitsizlikten daha onemli bir itici guc var bende. Yogunlugu ve monotonlugu atlatmak icin vakitsizligin icinden kafamin icini bosaltacak bir kurabiye pisirmelik vakit calabilmek. Bu kez daha da ileri gidip malzemelerin fotografini cekecegim diye tutturdum. Ufaklik kucak ister, abisi oyun ister. SIk SIk kesintiye ugrasa da, iki fotografin arasinda sureler bosluklar olussa da tamamladim. Daha da mi strese girdim? Yok! Yogunlugumu iki katina cikarip, bana iyi gelecek bir seyler yapabilmeyi basardim :)
gelelim , Ye Sinirlen, bolumune. O kadar lezzetli, sertmis gibi duran ama isirinca agizda dagiliveren, cikolata ve findigin lezzeti ile sarip sarmalayan bir kurabiye oldu ki, ben yine bastan ciktim. Yine dozu kacirdim. Yine kendime sinirlendim. Sinirlenmek de durdurmadi beni (yine), yedim sinirlendim, yedim sinirlendim...
A bu arada ablamdan SIKI bir elestiri aldim fotograflarima dair. Hep ayni acidan cektigimi, dekor ile mizansen ile biraz daha ilgilenmem gerektigini soyledi. Ama vakit yok ki, tabaga ne pisirdiysem doldurup evin girisindeki camin kenarina kosturuyorum. Koy sehpanin onune, hizli hizli cek fotograf. Bir yandan iceriye seslenerek : "Geliyoruuuum, tamam bittiiii, 2 dakika dahaaaaa". Iki dakikayi kesinlikle gecer tabii bu is, Yunus aglama siddetini arttirir. Fotograf makinesi kapatilip, tabak, sehpadan kaldirilir ve fotograf olayi biter. Ama elestiri gelince ben de degisik fotograflar cekme telasina dustum. Ama goruldugu gibi hicbir degisiklik mevzubahis degil:)
Shape and Bake Cookies
(Cikolatali Findikli Kurabiye)
Kaynak: The Cookie Book
115 gr / yarim su bardagi* tereyagi, oda sicakliginda
115 gr / yarim su bardagi seker
115 gr / yarim su bardagi esmer seker
1 buyuk yumurta
5 ml / 1 tatli kasigi vanilya ozutu (ben 1 paket sekerli vanilin kullandim)
200 gr / 1 3/4 su bardagi un
(Tarifteki un self-raising flour, yani kendinden kabaran un, ben normal un kullanip icine kabartma tozu ekledim)
150 gr / 1 su bardagi cikolata parcaciklari
50 gr / yarim su bardagi findik veya ceviz
50 gr / yarim su bardagi kuru uzum (ben kullanmadim)
*1 su bardagi= 250 ml'liktir. Yani 1 cup.
1. Firin 180C / 350F derecede isitilir. Iki tepsi yagli kagit ile kaplanir. Yag, seker, esmer seker, buyukce bir kapta iyice cirpilir. Yumurta, vanilya eklenip tekrar cirpilir.
2.Un, cikolata parcaciklari, findik, kuru uzum, eklenip, sadece malzemeler birbirine karisincaya kadar karistirilir. ( Gereginden fazla karistirilmamali)
3. Harctan tatli kasigi (veya yemek kasigi, ne buyuklukte yapmak istediginize bagli) dolusu alinip baska bir kasik yardimiyla da tepsiye aralarinda bosluk birakarak dizilir. 15 dk pisirilir. (Ben pisip pismedigini kontrol etmek icin kurabiyelerin altina bakiyorum. Cok fazla pisirilmemesine dikkat edilmeli aksi taktirde kaya gibi kurabiyeler cikabilir firindan.)
4. Firindan cikarilan kurabiyeler 5 dk tepside birakildiktan sonra sogumak uzere metal spatula ile alinip firin izgarasi uzerine yerlestirilir. Sogumasi icin alttan da hava almasi onemli. (Ancak ben tamamen tepside soguttum, coook da harika sogudu :)
Kitapta bir de not var: Diyor ki kurabiyenin harcini hazirladiktan sonra, eger tumunu pisirmek istemiyorsaniz, hava almayan bir kap icine koyun, uzerinin kurumamasi icin strec filmle kaplayin ve kabinizin kapagi ile kapatin. Bu sekilde buzdolabinda 1 haftaya kadar saklayabilirsiniz. Pisirmek istediginizde de pisirmeden sadece 15 dk once buzdolabindan cikarmaniz yeterli.
dedi
Yunkabu
saat
2:17 PM
9
yorum
Etiket: Kurabiyeler, Tarifler
06.30 Mete (buyuk oglum) uyanmis, yataginda yalniz oldugunu gorup sinirleri bozulmus, salonun ortasina gelmis bagira bagira aglamakta. Mete kucaklanip kardesi ile annesinin yanindaki yerini alir.
dedi
Yunkabu
saat
1:42 PM
8
yorum
Etiket: Yunkabu'ca

Tarifi bir ara yazacagim elbet, ama bu ara mumkun olur mu bilemiyorum. Basimin uzerinde kara bulutlar dolaniyor. Iki gundur gece uyuyamayip sabahin cok erken saatlerinde kalkmanin verdigi bir negatif durum bu saniyorum. Sinirli ve alinganim. Tum huysuzlugum uzerimde. Bu halimi uzerimden atmak icin dun yeni bir kurabiye tarifi denedim. Cok begendim, cok yedim ve tabii yedigim icin kendime cok sinirlendim. Bugun ilk kez, yaptigim bir kek satildi. 7 dilimi 4.75 $. Garip bir duygu... Minacik bir dukkanim olsa. Cok ama cok islek iki dukkanin arasinda minnacik bir dukkan. Musteriler icin masa olmasa icinde. Sadece mutfak tezgahi. Etrafinda 3-4 uzun iskemle. O kadar. Tek cesit pisirsem hergun. Ve hergun ne pisirecegim, o gunun sabahinda belli olsa. Musterilerim yenilikci ve sadik olsa. Ayni insanlarla farkli lezzetler uzerine sohbetler etsek. Dukkan ayaklarimi baglamasa. Canim istemedi mi 3 gun ugramasam dukkana. Kapisina yokum, heyheylerim geldi misafirlige, diye yazsam. Sadik musterilerim sadece gulumseyip gecip gitseler, beni bilmeyenler, deli mi ne , diye gecirseler iclerinden. Sonra acmadigim gulere inat, bir sabah iki cesit pisirsem. Kendime affetirmek icin bunu yaptigimi bilse sadik musterilerim. Dukkani acisimi sabirsizlikla bekleseler. Arada bir kar yagsa bu memlekete ne olur... Birazcik uyusam ne olur... Birazcik degil aslinda, birkac yil uyusam ne olur?
dedi
Yunkabu
saat
9:48 PM
9
yorum
Etiket: Tarifler, Yemek Tarifleri

Sevgili Burcin'den denedigim cok zarif goruntusu olan bir tarif. Misafirlerin gelmesine az bir sure kala salataya baslamis olmam hataydi. Annem olmasaydi yetistirmem cok zordu. ( Bu arada cocuklarla mesgul olan babamin yardimini soylemeden gecmek hic olmaz) Ben ispanakli boregin icini hazirlarken, o da bu salatanin icini hazirladi. Zeytinleri de uce boldu. Ben de basladim dizmeye. Itiraf ediyorum, dizerken ofleyip pufladim :) Ama sadece zamanin daralmasindan oturu. Bitip, buzdolabinda dinlendirip, servis tabagina aldigimda ise," hmmm... bir dahaki sefere daha erken bir saatte hazirlarim bu salatayi, ama muhakkak yaparim" dedim. Misafirlerim de cok begendi, hatta daha salataya dokunmadan fotografini cekip cekmedigimi sordular :) Tesekkurler Burcin'cigim.
Tarif icin sizi Burcin'in sayfasina davet ediyorum: Buyrun

Kayinannem, laz boregi yapalim mi der demez, bir heyecan , tamam, dedim. Hemen bir oklavamin olmadigi geldi aklima, dahasi buralarda bulamayacagim. Ama esim bu duruma bir care buldu. Bizim oklavamiz, yani sopamiz :) , isimizi gordu. Standart oklavalardaki gibi ortasi kalin, uclara dogru ince degildi. Ama annem, Mete'nin masasinda aciverdi yufkalari. Onceden hazirladigi muhallebiyi de yufkalara ekleyip ben sardim. Yukaridaki fotograf yetersiz isikta cekilmisse de eklemek istedim. Cunku maalesef boreklerin son hali, serbetlenmis halini cekmedim. Unuttum, hava karardi, misafirler geldi. Gerci biz cok azini serbetledik, serbetsiz yemeyi tercih ediyoruz evcek. E madem pisirilmis, serbetlenmis laz boreginin fotografi yok, tarif yok, o halde nedir bu yazinin amaci? Su : Iradem cozuldu, gidiyor. Once kurabiyeler sonra bu borek.
Bu futursuzlugumun sebebi, iki cocuktan sonra eski kiloya donmenin imkansizligini , yavas yavas kabul etmeye basliyor olusum mu? Ya da annemin dedigi gibi, istedigim kiloya ulasirsam, cocuklar icin enerjim kalmayabilir mi? Bunlar bahane mi, gercekler mi? Bir konunun uzerine bunca gitmek, ciddi ciddi rahatsiz, huzursuz olmak normal mi? Artik pes edip, ya da baska bir deyisle gercekleri kabullenip, eski kotlarima, kiyafetlerime veda edip, simdiki kiloma gore kiyafet almaya baslamali miyim? Dur bakalim, biraz daha bekleyeyim. Kosu bandina yaklasmak icin firsat kollayayim. Hedefime bu kadar yaklasmisken kendime bir sans daha vereyim. Gerci laz boregi kesinlikle bir kez daha yapilacak. Kayinannemin basina dikilip olculer saptanip notlar alinacak. Serbetlenip fotografi cekilecek. E yenilecek tabii, caresizlik icinde ama zevkle. Sonra sabah uyanip tartiya gidilecek. Eh hic yoktan kilo almamisim, denilip birileri kandirilacak. Birileri... yani biri...
dedi
Yunkabu
saat
10:44 PM
5
yorum
Etiket: Yunkabu'ca